sevdim sizi bir kere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sevdim Sizi Bir Kere


Uzun süre ara verdiğim sevdim sizi bir kere yazı dizimle tekrar buralardayım. Günlük hayatta sürekli beğendiğim, ilgimi çeken şeyleri not ediyorum, sizlere de bahsedebilmek için. Bakalım listeyi neler doldurmuş.

*

" Kızım delirdin mi sen kışın ortasındayız " diyen annelere aldırmadan, fıstık parçalı olan bidolu'muzu buzluğa atıyoruz. Birkaç saat sonra çıkarıp hafif dondurma kıvamındaki bol kremalı gofretimizin tadını çıkarıyoruz. Yedikten sonra da tecrübelerimizi gelip burda Seda'yla paylaşıyoruz.

*

Uzun zamandır takip ettiğim tatlı mı tatlı MissFiruz dan kazandığım şahane bir ruj da sevdiklerim arasında! Burdan tekrar teşekkür ediyorum. Şu deli kız Kendall Jenner'ın meşhur ettiği bir renkti sanırım Twig. Deli meli ama aferin, çok başarılı bir seçim. Ben rujda koyu renk tercih ederim ama koyu sürmediğim zaman dudaklarımda mutlaka Mac - Twig oluyor. Esmerlerde tam rengini gösteriyor, ama beyaz tenliyseniz biraz pembe durabilir, onu söyliyim. Onun dışında çok joker bir renk. Hazır yılbaşı da yaklaşıyorken kendine bir tane hediye edebilirsin belki :)

*

Instagram'ın yanında kendini pek gösteremese de Snapchat şuan yükselişte sanırım. Ben kullanmayı çok seviyorum en azından. Çok daha samimi geliyo. İşte Snapchatte ana sayfada bazı digital platformların da snapchat adresleri bulunmakta. Ben orda National Geography'yi keşfettim ve her gün bakmadan duramıyorum! Mükemmel bilgiler, fotoğraflar dışında ingilizcenizi de geliştirebileceğiniz bir adres. Snapchati olanlar mutlaka baksın.

*

Yürümeye üşenen biri olarak ayın 1 i itibariyle Yoga'ya başladım :) Başka bir egzersiz dalı tabii ki düşünemezdim. Bunda tabiki sıralı ve planlı olan her şeyi sevdiğim için bu her günü sırasıyla takip eden YouTube serisi etkili oldu. Hem hocam da çok tatlı. Adı Adriene. Saçını öylesine dandik bağlıyor, öylesine umursamaz ama çok tatlı :D Ben başladım bakalım. Baya da güzel oluyor, rahatlatıyor kesinlikle. Hesabın linkini şööööyle bırakıyorum. Hadi, 1 ocakta sen başla!

*
Evimin dibinde olan ama iş yoğunluğu ve kendi fiziksel yorgunlum sebebiyle gitmeye cesaret edemediğim Tüyap kitap fuarının ardından İdefix, beklenen sanal kitap fuarını başlattı. Kitap kurtları için bence 1 sene bekleyip yıl sonunda büyük bir vurgun yapmak için çok avantajlı indirimler mevcut. Ben şimdiden 2 kere alışveriş yaptım. 31 aralık a kadar devam eden bu fuara mutlaka tıkla . Hayat çok kısa, okunacak çok kitap var!

Sen bu ara neler sevdin, neler aldın, neler okudun, neler dinledin? Seda mutlaka şuna da bir bak dediğin şeyi benimle paylaşmayı unutma olur mu? Pazar günü haftanın beşliğiyle ben yine buralarda olucam. Görüşmek üzere. Keyifli haftasonları!




Sevdim Sizi Bir Kere - 5

     Dışarıda dehşet bir yağmur var, şimşekler çılgın atıyor. Ama ben işten geldim, duşumu aldım, anne demlemesi çayım da yamacımda, sizinle biraz konuşmak istedim. Özleştik bence. Sevdim sizi bir kere, blogumda en çok okunan yazılardan. Benim de başka bloglarda okumayı en sevdiklerimden. O yüzden bu akşam keyfime, güzel bir yazı eşlik etsin istedim.

Bende durum budur

1) İlk sevdiğim bir internet sitesi. İçinizde duymayanlar vardır belki, youreads . Bu site sözlük formatında ancak daha enfes başlıkları var. Mesela film başlıkları, kitap, müzik, yazar hatta ve hatta videolara dair bir başlık da mevcut. Mesela canınız yeni filmler mi keşfet istedi, basıyorsunuz film ikonuna; O gün içerisinde hakkında entry girilen başlıklara ulaşıp, bilgi edinebiliyorsunuz. Kitap da aynı şekilde. Ben sevdim, filmleri izlemeden önce değil de izledikten sonra araştıran biri olarak çok işime yarıyor. Daha taze bir oluşum, gittikçe büyüyor. Bir göz atabilirsiniz.


2) Sen de onunla büyüyenlerdensin, biliyorum. Her bakkala gittiğinde artan parayla, şööyle bir sallayarak içindekini tahmin etmeye çalışarak bir toybox almışsındır. Bizim ablamla bir ara hayata dair tek kaygımız, toyboxlarımızdan ne çıkacağıydı. Minik kelebek şeklindeki silgiler en sevdğimizdi. Tam hatırlamıyorum ama araba vs de çıkıyodu sanırım. Çünkü çok üzülüp birbirimizi teselli ettiğimiz zamanları hatırlıyorum. İçinden bir adet de bol şekerli bir sakız çıkardı. O da şekeri gidene kadar itinayla çiğnenirdi tabi. Güzeldin be toybox. Sevdim seni.


3) Klasikleşen maddemiz, kozmetik. Bu seferki bir cilt bakım ürünü. Cildime peeling yapmayı seviyorum. Hem makyaj kalıntılarını daha iyi arındırdığı hissini! bırakıyor hem de yüzümdeki lanet pütürleri bir güzel zımparalıyor :D Her gün yapmıyorum tabi, cildi de o kadar yormamak lazım. Denediğim ikinci peeling Yves Rocher nin artık meşhur olmuş kayısı çekirdeği tanecikli olan ürünüydü. Hakkında çok fazla yorum okumuştum, fiyatı da oldukça uygun olunca üniversitede tanışmıştık kendisiyle. Şuan 3. kutumu kullanıyorum. Gayet memnunum. Hem mis gibi kokuyor, hem fiyat performans açısından oldukça başarılı. Sevdim seni.


4) Bazen sabahları canım hiçbir şey yemek istemiyor. Ekmekli, yumurtalı, yağlı ballı kahvaltı edenlere imreniyorum. Sabahın 6 sında yiyemem sanırım o kadar :( İşte böyle zamanlarda imdadıma Wasa yetişiyor. Peki nedir bu wasa? İsveç menşeili, sandviç konseptinde bir atıştırmalık. Evdeki stoklarımdan birini atıyorum çantaya, eğer otobüs boşsa bir parçası çok kıtırtı çıkarmadan afiyetle yeniyor. İkincisi ise bir bardak çayla. Öğle yemeğine kadar beni güzel idare ediyor saolsun. Isırdığınızda arasındakiler resmen dışarı taşıyor. O derece dolu bir sandviç bu arada. Krem peynirli, krem peynir-domatesli, krem peynir-fesleğenli, çikolatalı çeşitleri mevcut. Daha fazlası vardır kesin ancak ülkemizde var mı onu bilmiyorum. Her markette bulunmuyor! Ben migrostan almıştım. Aklınızda bulunsun, tahıllı, lezzetli bir atıştırmalığın çantada bulunması, bazen hayat kurtarıyor. En çok krem peynir-domatesliyi, çikolalıyı sevdim desem...


5)  Başucu kitabımla tanıştırıyim efendim sizi. Seni Gidi Seda :D İnternetten kitap alışverişi yaptığım bir günde sepetime atmıştım hemen. Hem ismimi taşıması, hem bol çizimli bir çocuk kitabı olması, kendisini sevmeme yetti. Kitaplığımın nadide parçalarından. Sevdim seni.



Sevdim Sizi Bir Kere - 4

     Vücut dengemin inanılmaz şaştığı bir haftadayız. Sevicek şeyleri bulmakta az da olsa zorlanıyorum. Sanırım önce kendimi sevmeliyim. (aha 8 saniye filmine bağladım) Ama sizsiz yapamıyorum okuyucu. Sizinle konuşmayı özlüyorum. Hemen koştum geldim. Bakalım bu hafta neler girmiş radarıma.



Bu tatlılık abidesi ailenin youtube kanalını bilmeyen var mı? Eğer bilmiyosanız çok tatlış şeyler kaçırıyosunuz, haberiniz olsun. Jonathan ve Anna adlı çift, ilk bebekleri Emilia'nın doğuşuyla birlikte her anını videoya çekip, Youtube'ta yayınlamaya başlar. Ve tabi o kadar sevilir ki, izlenme sayıları gün geçtikçe artarken, bu olayı da tam zamanlı işleri haline getirirler. Tabi zorunlu bir iş gibi değil, o kadar doğallar, o kadar eğlenceliler ki. Ben ablam sayesinde keşfetmiştim. O zamanlar Emilia 6 aylık, topaç gibi sevimli mi sevimli bir bebekti. Daha sonra Bir oğulları oldu, Eduardo. Emilia'nın deyişiyle " Ardo " :D Tüm zamanlarını çocuklarıyla kaliteli bir şekilde geçirip, hiçbir anlarını kaybetmeyen aile, oldukça popüler aslında. Sanırım 6 tane de minicik köpekleri var. Onlar da ayrı bi konu. Yani anlayacağınız, canınız sıkkın olduğunda açın bir videolarını, inanın keyfiniz yerine gelicek. Özellikle Emilia'nın küçüklük hallerinin olduğu videoları mutlaka izleyin.  Sacconejoly's adlı kanallarının linkine şuraya bırakıyorum. 

2- 

Bu aralar akşamları film izlerken çayımın yanında bana eşlik edecek atıştırmalık bulmakta çok zorlanıyorum. Çikolata diye ölüp biten bir insan değilim. Birkaç ürün dışında elimi sürmem. Hele kızların şu Nutella aşkını hiç anlayamadım. Bence bi numarası yok. Zaten evde de hep kardeşim yer. Bisküvilerin çoğu da bana hitap etmiyor. Yani çok şey denemişimdir ama şuan markete girdiğimde koşa koşa aldığım hiç bir ürün yok (derde bak). Ben de napiyim, elime artık ne geçerse yeter ulan diyip alma noktasına geldim. İşte Eti Burçak Kurabi o ara elime geçen bir ürün. Aman allahım nasıl lezzetli bir şeysin sen. Kıtır kıtır, enfes bir bisküvi kıvamında kurabiye. Çayın yanında çok güzel gidiyor. Sanırım yeni çıkmış. Bu turunculu paketi ilk defa gördüm ve heryerde de bulamıyorum. Bi deneyin diyorum. Ben çok sevdim.

3- 

Gözümün içine pek kalem çeken birisi değilim. Küçülmelerine gönlüm el vermiyor. Ama özellikle uykusuz olduğumda kırmızı durması beni delirtiyor. Makyaj gurularından öğrendiğime göre ten rengi kalem çekersen hem o yorgun görümü yok ediyoruz hem de daha sağlıklı görünüyoruz. Ya tabi faso fiso ne sağlıklısı da, bi toparladığı kesin. En başarılı versiyonun Sephora markasına ait olduğunu duyunca en yakın arkadaşımla hemen birer tane aldık. Hem o hem de ben çok beğendik. Klasik kalemler gibi de eğil, boyu oldukça uzun. Sizi uzun süre idare eder. Her şehirde Sephora yok maalesef. Ama fırsatınız olursa mutlaka alın. Fiyatı da 26 tl gibi bi şeydi. Diğer kalemlere 10 küsür lira vereceğinize bunu alın, kafa rahat, mis. Dikkat ama, beyaz kalem sürmüyoruz, ten rengi sürüyoruz!

4- 

Bu fotoğraf babama ait. Kendisi şuan görev dolayısıyla doğuda. O da benim gibi çayı çok sever. Orda arkadaşlarıyla güzel havayı fırsat bilip dışarda böyle çay keyfi yapmışlar. O ağır ağır demlenen çayın tadını bilenler bilir, enfestir. Çok kıskandım kendisini. Ama çok da sevdim bu görüntüyü. Ne demişler her şeyi salla çayı demle :D

     Bu haftalık 4 tane; sevip, bağrıma bastığım şeyle karşınızdaydım. 5 zorladım ama çıkmadı. Haftaya inşallah. Yarın uğramayı unutmayın bu arada. Haftanın 5  liği sizi bekliyor olacak. Cumartesi akşamınız ya da pazar sabahınız için belki film buluruz size? Buluruz buluruz. Siz bu hafta neler sevdiniz, öldünüz bittiniz, yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim. Keyifli haftasonları.






Sevdim Sizi Bir Kere - 3

     Oldukça keyifsiz geçen bir haftada, Sevdim Sizi Bir Kere yazısı yazacak kadar sevgi dolu değildim, o yüzden gecikti efendim yazı. Yine de ben bulurum, benden kaçmaz. Ayrıca güzel de bir seri başlattığımı düşünüyorum, diğer bloggerlara ilham verebildiysem ne mutlu bana. Haydi başlayalım.

1-  
Hürriyet Gazetesi köşe yazarı sevgili Reşat Kutucular, yazdığı yazılarla beni öyle çok mutlu ediyorki. Gıda mühendislerinin sesini duyurmada güzel yardımlarda bulundu. Bu konuyla ilgili çok güzel yazılarını okudum. Tabii ne kadar işe yarar, orası muamma. Hemde çok fena. Ama ben çok mutlu oluyorum böyle yazılar okuyunca. Kendisi bu yazımı okumasa da O'na teşekkür ediyorum. Ne de güzel demiş : "Başka bir Türkiye mümkündü. Bugünkünden farklı bir Türkiye ... İşsizlik mi? Sıfırlanması ne mümkün? Ama o Türkiye'de mühendisler daha kolay iş bulabilecekti. Gıda ve ziraat mühendisleri kadro kadro diye bu kadar feryat etmeyecekti. Çünkü bu dünyayla başa çıkabilmek için bilimselliğin şart olduğu çoktan kavranmış olacaktı. " Ağzınıza sağlık. Zabıtalar okul kantinlerini denetlerken, kuru üzüm/süt ile bir yere varamayız. Bahsettiğim yazıların  linkini de şuraya koyuyorum okumak isteyenler için. tık tık 1   tık tık 2

2- 

Aslında size daha başka bir siteden bahsedicektim ama, baktım ki artık siteye ulaşılamıyor. Oysaki bence çok sevicektiniz :( Neyse, başka bir sevdiğim oluşumdan bahsedelim o zaman. Ben çok film izleyen, ve aynı zamanda nerdeyse her şeyini bir listeye göre yönetip/halleden bir insanım çok şükür. Yazılarımdan da anlıyorsunuzdur, her şeyim bi liste halinde. İşte bu sebepten, izlediklerimi/izleyeceklerimi kaydedebileceğim bir site arayışına girmiştim. Üniversite yıllarında keşfedip çok sık kullandığım bir site filimadamı. Eski hesabımın şifresini unutunca (ühü ühü) yeni bir madam hesabıyla devam etmek durumunda kaldım. Adamlar, madamlar güzel bir oluşum. Ay çok eğlenceli, güzel bir haz izlediklerinizi işaretlemek. Bir bakın diye linki şuraya koyuyorum .

3- 

Bir indirim dönemini Seda nasıl sakin geçirebilirdi? Cevabı bulunamadı ve bulunamayacak. O yüzden siz boşverin de, ben size bu güzelliği tavsiye ediyim. Rimmel London markasının mor kapaklı moisture renew serisinden 700 numaralı Nude Delight. Tam aradığım nude ruj. Mat değilde hafif parlak bir yapısı var. Yani kızlar bence çok şukela bir ruj. Koyu ruju oraya buraya bulaştırdım mı acaba gerginliğine girmek istemediğiniz günlerde sürün sürün çıkın. Öptüm.

4- 

Ben küçükken benimle arkadaşlarım çok dalga geçerdi. Gözlerim büyük diye. Kurbağa derlerdi :D Ama bana hiç de büyüklermiş gibi gelmezdi. Eve gider ağlardım sürekli. Ulan vicdansız çocuk yetiştirmeyin be ana babalar. Çocuklarınız psikolojimi bozdu. Her neyse. Tim Burton'ın bu hafta vizyona giren Big Eyes filmi hemen radarıma girdi. İzlemek için ölüp bitiyorum. Görsellerini açıp açıp bakıyorum. Çok sevdim. Bence Tim bebeğim yine güzel iş çıkarmıştır. İzleyelm.

5- 

Peki bu yüzüğün tatlılığını ne yapsak ey okuyucu? Bayıldım. Sıla tokası ve  Fatmagül kolyesinden sonra bu yüzüğe de hakettiği değeri verelim istiyorum.

     Ruhsuz geçen haftama azcık renk kattım bence. Sizde durumlar nedir? Neleri sevdiniz, söyleyin biz de severiz belki. Keyifli haftasonları.

görseller: comingsoon.net, pinterest





Sevdim Sizi Bir Kere - 2

     Merhaba buralara kadar zahmet edip gelmiş pek sevgili okuyucu. Bu hafta neleri sevmişim, sizinle de paylaşmak için can atıyorum. Burdan buyurun:

1- 

     Shameless! Mü kem mel bir dizi. Konusunu anlatmayacağım, her yerden okuyabilirsiniz. Dizide en sevdiğim şey,yaşadıkları o karmaşa, kahvaltıları bile o kadar spontan ki, bayılıyorum. Favori karakterim Lip! Mutlaka yeni dizi arayışındaysanız öneriyorum. Ama ismini yabana atmayın, zira acayip shameless bir aile :D

2- 

     Üniversite yıllarında keşfettiğim bir radyo kanalıyla tanıştırmak istiyorum sizleri. Radio Paradise. Zamanında ders çalışırken deli gibi dinlerdim. Hala da kitap okurken, yolculuk yaparken Spotify dinlemeyeceksem dinlediğim radyodur kendisi. Müzik türü genellikle rock olsa da, alternatif rock -ki bayılırım, pop, caz, blues, aklınıza ne gelirse çalıyorlar. Hatta bir ara Redd grubunun bir şarkısı da çalmıştı! Büyük gurur. Sayesinde harika şarkılar, müzisyenler, gruplar keşfettim. Telefonlarınız, tabletleriniz için uygulaması da mevcut. Bilgisayarınızdan dinlemek içinse şuraya tıklayabilirsiniz . Aynı zamanda HD slideshow diye bir bölümü var ki, çalan şarkının adıyla alakalı harika görseller de ekranınızda arz-ı endam eyliyor. Bir göz atın derim.

3- 

     Biraz da kızsal mevzulara dalabiliriz bence. Kızlar size çok başarılı bir maskaradan bahsedeceğim. Hatta erkekler de okumaya devam etsin, kız arkadaşlarına, kardeşlerine, annelerine ufak bir süpriz yapıp hediye edebilirler :D Deborah markasının 24 Ore Absolute Volume maskarası, 24 saatlik kalıcılık falan filan vaadediyor. Onu bi geçelim de, 24 saat maskarayla dolanma ihtimalimiz düşük olduğu için. Bir kere kirpikleri güzel uzatıyor, sanki daha çok kirpiğiniz varmış gibi duruyor -ki böylece fotoğraflarda filan başarılı sonuçlar alabilirsiniz kızlar. Siyahlığı da çok iyi. İndirimsiz fiyatı 37 lira gibi bir şeydi sanırım. Ben indirimde 20 küsür liraya almıştım. Hazır 8 mart yaklaşırken, Watsons'un güzel indiriminden alabilirsiniz. Benim gibi Maybelline'in maskaralarından sıkıldıysanız, güzel bir alternatif olabilir.

4- 
     
     Şimdi ne alaka Seda, çikolata mı konuşacağız demeyin. Meslekten dolayı bu tür haberleri çok yakından takip ediyorum, aman ne biliyim, sizlerle de paylaşmak istedim. İsviçreli gıda firması Nestle, ABD'deki ürünlerinden yapay tatlandırıcı ve renk verici maddeleri yani katkı maddelerini çıkartıyormuş. Bunlar yerine FDA'nın da yani Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nin de onayladığı doğal ürünler kullanıcaklarmış. Ne diyelim, darısı bizim ülkemizin başına. Tüm dünya doğallık peşinde koşarken, biz de nasibimizi alırız umarım. Küçük de bir gereksiz bilgi vereyim: Nestle markasının Damak ve Chokella ürünleri, sadece ülkemizde satışta.

5- 

     Chris Martin'den ayrıldı diye kendisine sinir olduğum Gywneth Paltrow (bakmadan yazdım!), Oscar'da ağzımı açık bıraktı. Bir insan bu kadar zarif olabilir. Aferin kız dedim içimden. Takıları, makyajı, saçı çok çok güzeldi. Vallahi o kadar zevksiz seçimlerden sonra, böyle sahneler hoşumuza gitmiyor değil. Emma Stone da beğendiklerimin arasında.

     Yine çok konuştum ama hepsi sizler için cağnım okuyucum. Hepinize keyifli bir gün diliyorum. Tadını çıkarın.



     



Sevdim Sizi Bir Kere - 1

     Her hafta sevdiğim 5 şeyi sizinle paylaşma fikri belirdi kafamda. Neden olmasındı? İlk yazısıyla başlayalım bakalım, bu hafta neler beğenmişim.

1- 


     Bu sinema salonunda bebekler serbest, bebek arabası serbest, bebeğinizi uyutmak serbest! Bebekli anneler için başlatılan Sinebebe uygulamasıyla, artık anneler daha bağımsız. Hem bebeklerinden ayrılmıyorlar, hem mükemmel filmleri kaçırmıyorlar. Detaylı bilgi ve seanslar için Başka Sinema'nın facebook sayfasına alalım sizi tık tık

2- 

     Büyükçekmece'de kütüphane dönüşü, çok güzel bir hot dog mekanı keşfettik. Oldukça sade bir mekan. Ancak hot dog ları mükemmel. Karnınızı doyasıya doyurabildiğiniz bir ekmek olmasının dışında, lezzeti de aklınızı başınızdan alabilir. 2-3 kere gidip birer ekmeği midemize indirdiğimiz mekanda hot dog dışında, sucuk ekmek, isterseniz de patates ve içekten de oluşan menü halleri mevcut. Merak edene yeri tarif edebilirim.

3- 

     

4- Kim Milyoner Olmak İster'in hiçbir bölümünü kaçırmamam ve farkında olmadan güzel bilgiler öğrenmem.

5- Biz kadınların her şeye rağmen çok güçlü olması. Haydi Özgecan ve tüm kadınlar için sen de imzanı at! Change.org